Mutlu Bir Aile Hikayesi – 10. Bölüm

estsetsetsetset

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 10. Bölüm
Aradan yıllar geçti. Annemi senede 2 veya 3 defa denetim dolayısıyla memlekete çağırırlardı. Annem de gittiğinde Gökçe’yi de yanında götürürdü. İşte o zamanlarda, ablam ve babamla muhteşem zamanlar geçirip, deliler gibi sevişirdik. Ama bunun dışında hiç fırsatımız olmuyordu. Yine de ne olur ne olmaz diye ikimiz de doğum kontrol ilaçları kullanıyorduk. En sonunda annemin eczanesini de kapattık ve artık annem sürekli bizimleydi. Selma okulu bitirince kendi memleketine dönmüş, orada iş bulmuş ve evlenmişti. Sinem de hala teyzemlerle birlikte yaşıyordu. Babam, ben ve ablam bütün azgınlığımızla aynı evin içinde birbirimize bakıp duruyorduk.

Geçen yıllar içinde ben de diplomamı almış ve bir eczane açmıştım. Ablam Erhan isimli bir çocukla nişanlanmıştı ve yazın evlenecekti. Gökçe de kocaman bir kız olmuş, artık liseye başlamıştı. O sene Mayıs ayında, sattığım dermokozmetik firmalarından birisi, bana iki kişilik bir tatil hediye etti. Tatile gidecek kimsem yoktu, ben de annemle birlikte gitmeye karar verdim.

Annem bu teklifimi duyunca çok sevindi. Yıllarca çalışmış bir kadını, neredeyse beş yıldır ev hanımı gibi eve kapatmıştık ve çok sıkıldığını biliyordum. Bu tatil ona çok iyi gelecekti. Birlikte vize işlemlerimizi hallettik ve Mayıs ayında Mykonos adasına doğru yola çıktık.

Tatilin ilk günü, annemle deniz gittik. Orada üstsüz güneşlenen yüzlerce kadını görünce içim kıpır kıpır olmuştu. Açıkçası bu tatile annemle geldiğime pişman olmuştum. Çünkü buradaki ortamı görünce, eğer yalnız görürsem burada erkek veya kadın farketmeden birileriyle birlikte olabileceğimi anlamıştım. Ama iş işten geçmişti artık…

Bir süre güneşlenip yüzdükten sonra tekrar şezlonglara çıktık ve annemle birbirimize güneş kremi sürdük. Önce ben annemi kremledim, sonra yüz üstü yattım ve annem beni kremledi. Annem sırtıma krem sürerken bikinimin ipini çözerek sırtıma iyice yedirmesini sağladım. Sonra yüz üstü döndüm ama dönerken bikinimi şezlongun üzerinde bırakmış, göğüslerimi açığa çıkarmıştım.

“Sude ne yapıyorsun, kızım göğüslerin açıldı.”
“Aman anne, etrafına bi baksana, bu kadar kadının arasında benim minnak göğüslerimi kim ne yapsın?” Dedim gülerek.
“Kızım delirdin herhalde, ya bizi tanıyan birileri çıkarsa. Ayıp kızım, giy çabuk bikinini.”
“Anne rahat ol yaa, gelmişiz Yunanistan’a, kim tanıyacak bizi burada.”

Annemin bütün ısrarlarına karşı bikinimi giymedim ve üstsüz bir şekilde güneşlendim. Annem bana çok sinirlenmişti, ama umursamıyordum. Akşam otele dönüp yemek yedik. Sonra sahil kenarında bir yerde oturduk. Ben bir bira istedim. Annemle ikinci kavgamız da tam o esnada başladı.

“Kız sen alkol mü kullanıyorsun?”
“Evet anne, ne var bunda?”
“Ne demek ne var bunda? Kızım günah!”
“Anne ben artık 30 yaşında bir kadınım, günahsa da bana günah.”
“Sude sen iyice sapıttın. Bir de kadınım diyor… Kız yoksa?”
“Ne yoksa anne?”
“Sen kadın mı oldun?”
“Evet anne, oldum. Turşusunu mu kuracaktım?”
“Ay başıma gelenler. Kızım ne biçim konuştuğunun farkında mısın sen?”
“Anne bak geldik burada güzel güzel tatilimizi yapıyoruz. Neden sürekli tartışma çıkarıyorsun?”
“Sen var ya, iflah olmazsın Sude. Bi de marifetmiş gibi söylüyor. Neymiş efendim turşusunu mu kuracakmış. Kızım yarın öbür gün evlendiğinde ne olacak? Sen bizi rezil mi etmek istiyorsun?”
“Anne hangi çağda yaşıyoruz ya, bi sal kendini. Beni de sal kendini de sal” diyerek yanından kalktım ve tuvalete gittim. Aynadan kendime bakarak az önce yaptığım şeyleri düşündüm. Anneme bakire olmadığımı itiraf etmiş, yanında içki içmiştim. Bunlar benim için çok ama çok büyük adımlardı.

Size aile yapımızdan hiç bahsetmemiştim bugüne kadar. Biraz anlatmam, olayı daha iyi anlamanız için faydalı olabilir. Biz küçük bir akdeniz şehrinde yaşıyorduk. Annem ve babam dini konularda çok iyi olmasalar da, gelenek görenek tarzı yazısız kurallara bağlı yaşarlardı. Annem de babam da alkol almazlar mesela, ama namaz da kılmazlar. Genellikle kendilerini bu günah, öteki sevap diye yönlendirseler de işin aslı aslında “elalem ne der” noktasında.

İşte bu yüzden, benim alkol almam da, üstsüz güneşlenmem de, bakire olmamam da annem için çok büyük tabulardı. Bu tabuların üçünü birden anneme itiraf ederek biraz fazla üstüne gitmiş olduğumu düşündüm. Tekrar annemin yanına döndüm, gözleri dolu doluydu. Ağlamamak için kendini tuttuğunun farkındaydım. Yanına oturdum ve yanaklarından öptüm.

“Annem benim, güzel annem. Bak ben artık 30 yaşındayım. Keyfim yerinde. Alkolik değilim merak etme, sadece böyle özel günlerde, tatillerde falan bir iki bira içiyorum. Evet, bakire de değilim ama o konuda da merak etme. Yıllar önce olmuş bitmiş bir olay. Öyle önüme gelenle de düşüp kalkmıyorum. Tadımızı kaçırmayalım canım annem.”
“Kızım elalem duysa ne der? Rezil oluruz cümle aleme.”
“Anne kimsenin bir şey duyacağı yok. Sen aynı evin içinde bugüne kadar duydun mu ki? Hadi bak bir hafta buradayız, tadını çıkaralım.”

Annemi biraz sakinleştirdim. O gün suratı asık olsa da daha fazla üstüme gelmedi. Sonraki gün yine güneşlenirken biraz söylendi. Ama akşam bira içmeme sesini çıkarmadı. Üçüncü gün artık bu yeni halimi tamamen kabullenmişti.

Dermokozmetik firması bana tatili ayarlarken çift kişilik tek yataklı bir oda rezerve etmişlerdi. Bu yüzden annemle aynı yatakta yatıyorduk. Üçüncü gün sırtımı biraz fazla yakmıştım ve canım acıyordu. Üzerimdekileri tamamen çıkardım ve sadece altımda külodum olduğu halde yatağa yüz üstü uzandım. Annem de yanıma geldi ve sırtıma krem sürdü.

“Kalk hadi üstünü giyin, böyle uyuma annem. Hasta olursun.”
“Anne tişört canımı acıtıyor”
“Ama annem ayıp böyle uyunur mu?”
“Of anne, görmediğin şey mi sanki? Sana mı ayıp yani? Hayır canım acıyor diyorum yani niye anlamıyorsun?”

Bir süre yattığı yerden televizyon seyretti. Ben de bir ara tuvalete kalktım. Üç gündür göğüslerimi insanların arasında açmak bana çok değişik bir haz veriyordu. Aynada bronzlaşmış göğüslerimi görünce içim çekildi adeta. Vajinam karıncalanıyordu. Mastürbasyon yapmayı düşündüm, ama annem içeride olduğu için çok fazla zevk alamayacaktım. Bu yüzden vazgeçtim ve annemin yanına geri döndüm.

Bu kez yatağa sırtüstü yattım ve annemle birlikte televizyon izledik bir süre. Sonra televizyonu ve ışıkları kapatıp yatış pozisyonuna geçtik. Annemle yan yana, birbirimize bakar vaziyette yatıyorduk. Annem üç gündür içini kemiren soruları bana sormaya karar verdi.

“Sudem, güzel kızım. Gerçekten bakire değil misin?”
“Değilim anne” dedim oflayarak.
“Annem çok korkuyorum ya, ya birisi duyarsa. Vallahi rezil oluruz elaleme.”
“Anne kim nasıl duyacak ya? Ortalık yerde kızlık testi mi yapacağız nasıl olacak?”
“Kızım yarın bir gün evlendiğinde…”
“Anne merak etme, bunu sorun yapacak adamla evlenmem ben.”

Bir süre sessiz sedasız karanlıkta birbirimize baktık. Annemin hala merak ettiği şeyler olduğunu, ama tepki vermemden korktuğu için soramadığını anlamıştım.

“Sor hadi, sor” dedim yılmış bir şekilde.
“Kimdi peki kızım?”
“Ne kimdi?”
“Yani kimle birlikte oldun?”
“İtalya’da oldu anne”
“Hiiii! Kız Defne de mi yoksa?”
“Anne bak, her şeyi anlatacağım, bir daha da bu konuyu açmayacağız anlaştık mı?”
“Tamam.”
“Söz ver anne, bir daha ne bana ne de Defne’ye bu konuyu açmayacaksın.”
“Tamam söz annem. Görüyor musun başımıza geleni. Kızlarımı okumaya gönderdim ben”
“Anne olayı dramatize etme. Tecavüze uğramadık.”
“Ay allah korusun.”
“Bak İtalya’ya gittiğimde Defne’yle gezdik tozduk. Orada diskolara falan girdik. Orada iki çocuk vardı, ikisi de yakışıklı, İtalyan erkeği. İşte bize baktılar, biz de onlara baktık. Sonra geldiler yanımıza tanıştık. Birlikte bir şeyler içtik. Sonra işte onların evine gittik. Orada onlarla seviştik.”

Son kelimeyi üstüne basa basa söylemiştim. Annemin gözlerinin içindeki dehşeti görünce gülmemek için kendimi çok zor tuttum.

“Kızım siz nasıl böyle bir şey yaparsınız?”
“Anne bak yaptığımız şey ayıp değil. Günah kısmı da bizi ilgilendirir.”
“Ne demek ayıp değil?”
“Değil tabi anne, sağlıklı insanlarız. Cinsel ihtiyaçlarımız var ve bu ihtiyaçlarımızı giderdik. Üstelik çok da keyif aldık.”
“İkiniz de demek öyle mi?”
“Evet anne, ikimiz de. Hatta sana bir şey söyleyeyim mi, Defne’yi çok nadir o kadar mutlu o kadar keyifli görmüşümdür. Çocukla birlikteyken zevkten kudurmuştu resmen. Tabi aynı şey benim için de geçerli.”
“Kız bir de birbirinizin önünde mi şey yaptınız çocuklarla?”
“Evet anne, çocukların evi bir odalıydı. Ne yapalım.”
“Kızım siz kardeşsiniz. Birbirinizin önünde o halde… Allahım yarabbim.”
“Anne kaç sene önceki hadiseler, olmuş bitmiş şeyler. O yüzden konuyu daha fazla uzatmayalım. Zaten ondan beridir de bir şey olduğu yok.”
“Olsaydı bir de!” Sinirle söylemişti bunu. Ama benim altta kalmaya niyetim yoktu.
“Valla çok isterdim olsun. Ama işte Ankara’da cesaret edemiyor insan. Şimdi biriyle birlikte olacaksın, sonra yok tehdit edecek. Tekrar isteyecek, vermezsen ailene söylerim diyecek. Yok gizli gizli videoya alacak. Neler duyuyoruz bir bilsen.”
“Hiii kızım Allah korusun, sakın yapmayın öyle şeyler.”
“Yapmıyoruz zaten anne. İtalya’da oldu bitti. Buraya seni getirmesem burada da olurdu bir şeyler ama işte hata ettik. Baksana tatilimizi burnumuzdan getiriyorsun.”

Ben bunu söylediğimde annem çok kırılmıştı. Söyler söylemez de pişman oldum zaten.

“Özür dilerim anne, öyle demek istemedim.” Diyerek ona sarıldım.
“Elin herifleriyle düşüp kalkamadın diye ben senin tatilini zehir ettim öyle mi? Tamam Sude Hanım, öyle olsun. Yarın dönerim ben Türkiye’ye, sen de istediğinle düşer kalkarsın.”
“Annem öyle mi dedim ben şimdi. Yapma ama böyle canım annem.” Daha sıkı sarılıyordum. Başı çıplak göğüslerimin üzerindeydi.

Üç gündür göğüslerimi sergiliyor olmanın hazzı, az önce anneme İtalya’daki grup seks sahnemizi anlatmış olmam ve annemin nefesinin göğsümün üzerini ısıtıyor olması… Hepsi bir araya gelince vajinamın karıncalandığını, içimin kıpır kıpır olduğunu hissetmiştim.

Anneme ilk kez o an alıcı gözle baktım. 50 yaşına yaklaşmış olmasına rağmen vücudunda ne bir kırışık, ne bir gram selülit vardı. Üstelik çok da güzel bir kadındı. Defne, güzelliğini annemden almıştı. Onunla birlikte olma isteği içimde giderek büyüyor, kendime engel olamıyordum. Olabilir miydi böyle bir şey? Durup düşününce, ablamla, kuzenimle, ev arkadaşımla, babamla birlikte olmuş birisi olarak vereceğim tek bir cevap vardı: Elbette!

Ancak annem diğerlerine oranla çok daha zor olacaktı. Çünkü dediğim gibi, “elalem ne der” düşüncesi annemin birinci kuralıydı. Annemi nasıl azdırabileceğimi düşünmeye başladım. O şekilde uyuyakalmıştım. Ertesi sabah uyanır uyanmaz anneme sahile yürüyüşe çıktığımı söyleyen bir not bıraktım ve otelden ayrıldım. Bulduğum ilk eczaneye girdim ve Daha önce Defne’de fazlasıyla işe yarayan o damlayı sordum. Ancak yoktu, bir eczaneye daha girdim. Orada da yoktu. Üçüncü eczaneye girdiğimde, ilacı yine bulamayınca eczacıya durumu daha açık bir şekilde izah ettim. Libidomun düştüğünü ve sevgilimin bu durumdan çok rahatsız olduğunu, onun için libidomu arttıracak bir şeyler aradığımı söyledim. Adam bana göre bir şey olduğunu söyledi ve raflara doğru yöneldi. Rafları kurcalarken arkalardaki kutuyu gördüm, üzerinde sinek resmi vardı. Hemen heyecanla kutuyu işaret ettim ve adam getirip bana verdi.

Otele geri döndüğümde annem uyanmış, duşa girmişti. Duştan çıktıktan sonra havlusuna sarılı halde kıyafetlerini giyinirken ona bir kez daha alıcı gözle baktım. Evet, artık tartışmasız bir şekilde annemi arzuluyordum ve onunla birlikte olmadan Türkiye’ye dönmeyecektim.

Sahilde bir müddet yüzdükten ve güneşlendikten sonra çantamdan ilacı aldım. Sonra bara doğru gidip kendime bir bira, anneme ise bir portakal suyu aldım. Annemin portakal suyuna oracıkta damlayı çıkarıp damlattım. Barmen bana dik dik bakınca biraz utandım ve açıklama ihtiyacı hissettim. Annemde demir eksikliği olduğunu ve güneşte çok kaldığı zaman sorun olduğunu, bu yüzden içeceklerine demir takviyesi eklediğimizi söyledim. Açıklamam adama makul gelmişti.

Annem portakal suyunu içtikten sonra tekrar denize girip çıktık. Ben yine göğüslerimi meydana çıkarmış, güneşleniyordum. Yarım saat sonra anneme baktığımda, yanaklarının al al olduğunu görmüştüm. İlacın etkisi başlıyordu. Annemi yeniden yatırıp güneş kremi sürmeye başladım. Sırtına iyice yedirdikten sonra bikinisinin ipini çözdüm ve çırılçıplak sırtını boydan boya masaj yaparak kremledim. Arada ellerimi yan taraflardan göğüslerine temas ettirmeyi de ihmal etmiyordum.

“Hadi dön de biraz ön tarafına da süreyim” dedim. Annem bikinisini eliyle göğüslerine sabitleyerek sırt üstü döndü. Ellerim annemin bütün vücudunda bir ileri bir geri gidip geliyordu. Bacaklarının içine doğru sürerken elimi çıkartabildiğim kadar yukarı çıkartarak tüm bacağına yediriyordum. Elimin kenarı vajinasına değdiğinde irkildi. Ama ben hiç istifimi bozmadan kremlemeye devam ettim.

Elim birkaç kez daha vajinasına temas ettiğinde annemin gözleri kapalı, dudaklarını ısırdığını görmüştüm. Tekrar yukarı, göbeğine doğru çıktım ve kremlemeye devam ettim. Ardından yukarı doğru ellerimi yavaş yavaş çıkarmaya başladım. Bikinisi göğüslerinin üzerinde duruyor, ama bağlı değildi. Annem başlarda eliyle bikinisini tutsa da, ben bacaklarını krem sürme bahanesiyle okşarken iki elini de başının altına almıştı. Elimi yukarı doğru biraz daha ittirdim ve bikinisi yukarı doğru sıyrılarak annemin o muhteşem göğüsleri açığa çıktı.

Annem aniden irkilerek “Sude ne yapıyorsun?” Diyerek bikinisiyle yeniden göğüslerini kapatmaya çalıştı. Ama ellerimi çekmedim, ellerim annemin göğüslerini yoğuruyordu. “Anne bir dur iyice kremleyeyim” dedim.

“Kızım dur bir gören olacak!”
“Ya anne Yunanistan’dayız Yunanistan’da. Kim görecek. Hayır bir dön etrafına, herkes çıkarmış işte göğüsleri meydana.”

Bir yandan annemin göğüslerini mıncıklıyordum, annem ilacın da etkisiyle aldığı zevki gizlemekte zorlanıyordu. Bikinisini elinden alıp çekiştirdim ve uzanamayacağı bir yere koydum. O şekilde zor da olsa sırtüstü yatırdım ve göğüslerini bir süre daha okşayarak omuzlarına çıktım. Tüm vücudunu kremlemiştim artık. Ona “Hadi sen de beni kremle” dedim ve şezlonguma sırtüstü yattım.

“Kızım nasıl kalkayım bu şekilde, bikinimi uzat” dedi. Ama ısrar ettim, uzatmadım. Annem o şekilde göğüsleri açıkta, şezlongunda doğruldu ve benim omuzlarımı ve göğüslerimin üst kısmını kremlemeye başladı. Bir yandan da “Kızım beni de günaha sokuyorsun ya böyle elin adamlarının karşısında çırılçıplak kaldık.” Diye söyleniyordu. Ama hiç umursamadan annemin beni okşamasının tadına varıyordum.

Annem göğüslerime indiğinde artık söylenmeyi kesmiş, beni okşarcasına kremlemeye devam ediyordu. Bir ara göğüs ucumu sıkıştırdığında istemsizce inlemiş ve dudaklarımı ısırmıştım. Annem bunu görmüş olacak ki hemen göğüslerimi bırakıp göbeğime indi. Oradan da bacaklarıma geçti. Bacaklarımı kremlerken bilerek bacaklarımı iki yana ayırmış, vajinamı annemin gözlerinin önüne çıkarmıştım. Annem vajinama temas etmemeye özen göstererek bacaklarımı kremledi. Sonra kendi şezlonguna yattı.

Annemle yan yana, göğüslerimiz ortada güneşin tadını çıkardık. Sonra biraz daha yüzdük ve odaya döndük. Akşam yemeğinde annemin içeceğine bir kez daha damla damlattım. Bütün gün azgın dolaşmıştı ve akşam da azgın bir şekilde aynı yatakta yatmalıydık. Yemekten sonra biraz sahilde dolaştık ve otele döndük.

Yatağa yine sadece külodumla girmiştim. Annem artık bana hiç karışmamaya başlamıştı. Annemle bir süre yatakta birbirimize bakarak muhabbet ettik, sonra ben uyku numarasına yattım. Annemin ben uyuyunca mastürbasyon yapacağını tahmin edebiliyordum. Ama buna izin vermeyecektim.

Yarım saat kadar uyuyormuş gibi yaptım. Annem bana sırtını dönmüş yatıyordu. Bu yüzden gözlerimi rahatça açıp onu izleyebiliyordum. Bir süre sonra yatakta ufak ufak sarsıntılar ve annemin nefes alışverişinde değişimler duydum. Mastürbasyona başlamıştı. Yaklaşık beş dakika kadar annemin mastürbasyon yapışını dinledim. Artık annem orgazm olmaya çok yaklaşmıştı. Yattığım yerde dönerek mastürbasyonunu yarıda kestim. Adeta taş gibi hareketsiz duruyordu.

Bir müddet bekledi, uyanmadığımdan emin oluna yeniden hareketlenmeye başladı. Hareket etmesem birkaç dakika içinde orgazm olacaktı. Ama işi yarıda kalmıştı ve orgazm süresi uzamıştı. Birkaç dakika sonra nefes alış verişinden yeniden orgazma yaklaştığını anladım ve yine döndüm. Bir kez daha sessizce bekledi. Ardından bunu bir kez daha yaptım. Annemin artık çıldırmak üzere olduğunu tahmin edebiliyordum. Benim de vajinam sırılsıklam olmuş, çıldırmak üzereydim. Dördüncüde annem yine orgazma yaklaşınca bu kez uyandım.

“Anne, bir şey mi oldu?” Dedim uykulu bir ses tonuyla.
“Yok annem bir şey, uyu hadi.”
“Deprem oldu galiba, yatak sallandı” dedim.

Annem buz kesti, cevap veremedi.

“Sen hissetmedin mi? Baya deprem oldu.”
“Yok annem uyanığım ben, deprem olsa hissederdim. Rüya görmüşsündür sen” dedi. Beni tekrar uyutmaya çalışıyordu, ama nafile. Uyandım ve yataktan çıkıp su içtim. Sonra yatağa geri döndüm.
“Off, uykum açıldı yaa” dedim. Annemin gözündeki çaresizliği görebiliyordum. “Sen niye uyumadın annecim?” Diye sordum.
“Bilmem, uyku tutmadı ya. Uyurum birazdan” dedi, sesi titriyordu. Terlemişti.

Televizyonun kumandasını aldım ev açarak kanallarda gezinmeye başladım. Annem çaresiz bir şekilde kendini yatağa bıraktı. Mastürbasyon yapamayacağını anlamıştı ve uykuya daldı. Uyuduğundan emin olmak için uzun süre bekledim. Sonra televizyonu kapattım ve yanına uzandım. Annemi adeta çıldırtmış, dört kez orgazmın kıyısından çevirmiş ve en sonunda da orgazm olmadan uykuya dalmasını sağlamıştım. Bu azgınlıkla gece muhakkak bir şeyler yapacağından adım gibi emindim.

Yanına yattım ve bir süre sonra uyku hali gibi bacağımı onun bir bacağının üzerine attım. Ben de o şekilde uyumuşum. Gece bir ara bacağımın üzerinde bir ağırlıkla uyandım. Annem bacağımı iki bacağının arasında kıstırmış, vajinasını çıldırmış gibi bacağıma sürtüyordu. Bunu uykusunda mı yapıyor, yoksa bilinçli olarak mı yapıyor emin değildim. “Daha derine Mehmet, daha derine sok” diye belli belirsiz inlediğini duydum. Çıldırmak üzereydi. Gözlerimi açıp ona baktım, gözleri sımsıkı kapalıydı. “Bir şey mi dedin anne?” Diye seslendim. Birden gözlerini açıp bana baktı ve utançtan kıpkırmızı bir halde sırtını dönüp pikenin altına girdi.

“Anne iyi misin?”
“Uyu Sude, bir şey yok.”
“Anne babamı mı görüyordun rüyanda?”
“Kızım uyu!”
“Anne resmen bana sürtünüyordun. Babamı mı özledin sen?”
“Ne biçim konuşuyorsun sen annenle?”
“Ne biçim konuşacağım anne baksana bacağım sırılsıklam olmuş.”

Ben bunu söylediğimde annem utançtan tek kelime etmemişti. Arkasından sarıldım ve yanağına büyük bir öpücük kondurdum.

“Utanacak bir şey yok annecim, kocan değil mi özlersin de rüyanda da görürsün.”
“Kızım ne saçmalıyorsun sen?”
“Tamam bir şey demedim.”

Tekrar yatağa bırakmıştım kendimi. Annemin hızlı hızlı nefes alıp verdiğini, bu gece bir türlü orgazm olamadığı için çıldırmak üzere olduğunu hissediyordum.

“Özür dilerim anne” dedim.
“Ne için?” Dedi sinirle.
“Uyanıp işini yarım bıraktığım için. İstersen dışarı çıkabilirim.”

Dönüp sinirle gözlerimin içine baktı.

“Kızım sen ne dediğinin farkında mısın?”
“Elbette farkındayım annecim. Sen de gayet sağlıklı bir kadınsın, ihtiyaçların var. Kocandan günlerdir ayrısın. Bu yaptığın gayet normal.”
“Saçma sapan konuşup beni daha çok sinirlendirme Sude.”
“Tamam annecim, özür dilerim” dedim tekrar. Arkasından sarılmış, yanaklarını öpüyordum. Annemi kendime doğru iyice çekerek sıkı sıkıya sarıldım. Amacım göğüs uçlarımı hissetmesiydi. Nitekim birkaç saniye sonra bundan rahatsız olmuş olmalı ki, yatakta sırtüstü yattı. Ben de başımı onun göğsüne yasladım. Göğüs kafesi aldığı derin nefeslerle yükselip alçalıyordu. Sakinleşmesine izin vermemeliydim. Başımı kaldırıp yüzüne baktım.

“İstersen sana yardımcı olabilirim.” Dedim fısıldayarak.
“Ne saçmalı….” Elimi ağzına götürüp “Şşşşş” diye fısıldayarak susturdum. Sonra aynı elimi pikenin altına soktum ve yavaşça aşağı doğru indirdim. “Senin buna ihtiyacın var anne, bu olmadan uyuyamayacağını çok iyi biliyorum. Ben de senin kızın olarak seni bu halde bırakamam tabi ki” dedim ve vajinasını avuçladım. Annem inanılmaz bir şekilde kasıldı ve “Sude çek elini” dedi. Ama elimi oradan uzaklaştırmak için hiçbir şey yapmadı.

Bir yandan vajinası avucumun içini doldururken, diğer yandan gözlerinin içine bakarak fısıldıyordum: “Kendini bana bırak anne, benim babam olduğumu düşün. Seni çok seviyorum anne, seni bu halde bırakamam. Rahatla, bırak kendini. Pijaman bile sırılsıklam olmuş, bu şekilde uyuman mümkün değil. Bırak kendini, seni rahatlatacağım. Sonra mışıl mışıl uyuyacağız annecim.”

Annem arada sırada itiraz edecek gibi olsa da, vajinasını her avuçladığımda nefesi kesiliyor, deliler gibi kasılıyordu. Gözlerinin içine bakmaya devam ediyordum, o ise gözlerini benden kaçırıyordu. Dudaklarımızın arasında birkaç santimetre vardı. “Gözlerimin içine bak anne” diye fısıldadım. “Gözlerimin içine bak ve kendini bana bırak. Kendini rahat bırak. Ne yapmak istiyorsan onu yap, bağır, çağır, çığlık at, inle… İçinden ne yapmak geliyorsa onu yap. Ben senin kızınım, benim yanımda istediğini yapabilirsin…”

Annem gözlerimin içine bayık gözlerle bakmaya başladı. Artık itiraz etmeye gücü yoktu. Vajinası avuçlarımın içinde sıkılırken, o da sanki daha fazla sıkabilmem için belini bana doğru ittiriyordu. Ufak iniltiler çıkmaya başladı ağzından, “İşte böyle, rahat bırak kendini” diye fısıldadım. Gözlerinden gözlerimi ayırıp dudaklarına baktım, sonra tekrar gözlerine, bir kez daha yaptım aynısını, sonra tekrar gözlerine odaklandım. Annem ne yapmayı düşündüğümü anlayıp dudaklarıma baktı. Ona doğru dudaklarımı uzattığımda başını çok hafif geriye çekti. Gözlerimin içine bakarak “hayır” manasında kafasını iki yana sallıyordu. Tekrar uzandım ve dudaklarımı onunkilerle temas ettirdim.

Annemin gözleri fal taşı gibi açık, hala gözlerimin için yapmamam için yalvaran gözlerle bakıyordu. Ama alt dudağını iki dudağımı arasına alıp emdim, vajinasındaki elimin hareketlerini biraz hızlandırdım. Annem gözlerini kapatıp kendini bana tamamıyla teslim etti. Dilimi ağzının içine soktuğumda, bana daha fazla karşı koyamadı ve dilimi iştahla emmeye başladı. Çılgınlar gibi, kıtlıktan çıkmış gibi emiyordu dilimi, dudaklarımı. Hareketlerimiz sertleşmiş, iniltilerimiz odayı sarmıştı. Çok geçmeden annem sesini kontrol altında tutmaya çalışarak, elini ağzıyla kapatarak inleye inleye orgazm oldu. Dudaklarını hala bırakmamıştım. Kasılmaları bittiğinde hala dudaklarımız birbirine karışmış vaziyetteydi. En sonunda dudaklarından ayrılıp gözlerinin içine baktım, sonra dudaklarına bir öpücük daha kondurup “iyi geceler annecim” dedim ve tekrar kendimi yatağa bıraktım.

Az önce annemi ellerimle boşaltmıştım. Bunun düşüncesi bile muhteşemdi. Annem hala sessiz sedasız yanımda yatıyor, az önce yaşadığı şeyi idrak etmeye çalışıyordu. Bir süre o şekilde uzandıktan sonra “Anne ya özür dilerim, benim de boşalmam lazım. Seni öyle şey yapınca ben de şey oldum.” dedim. Annemin hiçbir şeye itiraz edecek durumu yoktu. Yattığım yerde kalçalarımı havaya kaldırdım ve külodumu bacaklarımdan sıyırarak çıkarıp attım. Ardından vajinamı parmaklamaya başladım.

İki parmağımı vajinamın içine sokup çıkarıyor, bir yandan da dirseğimin üzerinde doğrulmuş, göğüslerimi okşuyordum. Arada yüksek sesle iniltiler çıkartıyordum. Annem durumu kabullenmiş, “Kızım fazla ses çıkarma diğer odalardan duyacaklar” diyordu. Bense “Ohh, anne çok güzel. Anne yanıyorum” diyerek inlemeye devam ediyordum. Annem gözünü kırpmadan parmaklarımın vajinama girip çıkışını izliyordu. Bakire olmadığımı o an bir daha idrak etmişti.

Çok geçmeden annemin yanında haykırarak boşaldım, adeta çığlık atmıştım. Annem ağzımı kapatarak sessiz olmamı sağlamaya çalışmıştı. Ama o bana yaklaşınca başımı ellerinden kurtardım ve uzanıp dudaklarına yapıştım. Annem de benim orgazmım bitene kadar bana karşılık verdi. Sonra annemi dudaklarından uzun uzun öperek teşekkür ettim ve kendimi sırtüstü yatağa bıraktım.

Uyandığımda annem uyanmış, üzerimi örtmüş ve odadaki tekli koltukta oturuyordu. Yataktan çıktım ve çırılçıplak şekilde anneme doğru yürüyüp “Günaydın annecim” dedim ve yanağından öptüm. Annem çok sinirli bir şekilde bakıyordu bana.

“Üstüne bir şeyler giy, otur bakalım şuraya.”
Direk o şekilde oturdum ve “Duşa gireceğim, giyinmeyeyim boş yere” dedim.
“Kızım sen ne yaptığını zannediyorsun?”
“Ne oldu anne? Bir şey mi yaptım?”
“Ay bir de soruyor ya, kızım o dün gece yaptıkların neydi öyle?”
“Anne uyandığımda bacağıma sürtünüyordun. Ben de seni öyle bırakmamak için yardımcı olayım dedim.”
“Yardımcı olacakmış, kızım senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?”
“Ya odadan çıkayım dedim onu da istemedin. Öyle mi bıraksayım seni? İyilik de yaramıyor kadına!”
“Ne iyiliği Sude, kızım dudaklarımdan öptün beni. Babanı bile öyle öpmüyorum ben.”
“Of anne bir şeyi de abartma işte. Geldik tatilimizi yapıyoruz, güzel güzel eğleniyoruz. Bir şeyi de abartma” dedim ve kalkıp duşa girdim. Annemin sinirini almak için onu bol bol ilaçlamam gerekiyordu.

Bütün gün sahilde kös kös oturduk. Annem çok sinirliydi. Sabah kahvaltıda çayına ilaç damlatacak fırsatı bulamamıştım. Öğlen sahilde yine dünkü gibi portakal suyu aldım. Barmen beni yine annemin suyuna ilaç damlatırken görünce parmağıyla “OKEY” işareti yaptı. Ben de ona gülümsedim. İçimden “Gerizekalı, annemle sevişmek için ne planlar peşimde olduğunu bilse böyle okey yapar mı?” Diye geçiriyordum.

Anneme ilacı içirip yanaklarının kızardığını gördükten sonra yine kremleme bahanesiyle bikinisinin sırtını çözdüm. Annem elini arkaya atıp “Başlama yine Sude” dediyse de bikinisini altından alıp çektim ve kulağına eğilip, “Bu tatili bir daha bulamazsın annecim, bir rahat bırak kendini, bir keyif almaya bak lütfen” dedim. Annemi iyice kremledim ve dünkü gibi göğüslerini okşayarak iyice azdırdım. Ardından akşam yemeğinde bir daha ilaç verdim. Yatağa geçtiğimizde artık annem yine dün geceki kadar azgındı.

Artık bu oteldeki son iki gecemizdi ve ne yapıp ne edip annemle sevişmeliydim. Dünkü mastürbasyon bana yetmemişti. Bu kez yatağa çırılçıplak girdim. Annem bana göz ucuyla bakıp tekrar televizyona döndü. Zaten ilacın etkisiyle son derece azgın olan annemi daha da azdıracaktım.

“Anne”
“Efendim?”
“Sabah şey dedin ya bana.”
“Ne dedim?”
“Babanı bile böyle öpmedim dedin ya.”

Annem televizyondan bana dönüp dik gözlerle bana bakmıştı.

“Ben çok mu güzel öpüşüyordum?”
“Sude ne biçim konuşuyorsun sen annenle?”
“Ne var ya, şurda kadın kadına eğleniyoruz işte. Babam öyle öpemiyor mu seni?”
“İyice saçmaladın artık sen.”
“Tamam tamam kızma, şaka yaptım. Kocasına da toz kondurmazmış.”
“Kondurmam tabi, evimin direği o benim.”
“Dün ‘mehmet, mehmet’ diye inleyerek bacağıma saldırdığına göre hakikaten direkmiş babam da.”
“O ne demek kız?”
“Yani bacağımı babam sandığına göre diyorum, babam da gerçekten evin DİREĞİ gibiymiş.”
“Kız allah canını almasın senin. Ne biçim laflar öyle onlar.” Bunu gülerek söylemişti.
“Ne var ya, haksız mıyım. Şşş, anne. Çok mu özledin babamı?”
“Özledim tabi.”
“Bir ara da sizi baş başa böyle bir tatile yollayalım. Böyle bacağıma saldıracağına babama saldırırsın.”
“Kız deme öyle şeyler, vallahi fena oluyorum.”
“Ol annem bir şey olmaz. Babamın yerini tutamasam da ben burdayım. Fena olursan icabına bakarız.”
“Bak bak, laflara bak. Kızım sen iyice sapıttın ha. İnsan annesine hiç böyle şeyler söyler mi?”
“E insan kızına sürtünebiliyorsa, annesine de böyle şeyler söyler bence.” Dedim gülerek.

Annem bu lafım üzerine gülerek çıplak omzuma bir tokat attı ve beni kendine çekip sardı. Annemin çıplak vücuduma temas ediyor olması çok büyük bir zevk veriyordu bana. Ben de annemin boynuna başımı gömdüm ve uzanıp boynundan ıslak bir öpücük aldım.

“Ayy” diyerek irkildi annem.
“Ne oldu, hoşuna mı gitti?”
“Yok kızım gıdıklandım.”
“Böyle mi gıdıklandın?” Diyerek tekrar boynunu öptüm. Annem gülerek beni uzaklaştırmaya çalıştı. Bense anneme daha çok yüklenerek annemi gıdıklamaya başladım. Koltuk altlarından gıdıklıyor, boynunu öpüp yalıyor ve tabi ki bu arada göğüslerine temas edebildiğim kadar ediyordum. Annem gülmekten nefes nefese kalmıştı. Gıdıklama ve boğuşma esnasında annemi altıma almış, ben de dizlerinin üzerine oturmuştum. Kollarını iki yana ayırıp açtım ve başımla boynuna doğru eğildim.

Annem boynunu çenesiyle kapatmaya çalışarak “Kızım yeter, vallahi bak fena oldum sıcak bastı. Yeter hadi kalk üstümden” diyerek beni engellemeye çalışıyordu. Boynunu öpmeye çalışırken çenesi araya girmişti ve çenesini öpmüştüm. Sonra başımı fazla uzaklaştırmadan kalktım ve gözlerinin içine baktım.

“Çok mu güzel öpüşüyordum? Hala cevap vermedin.” Dedim fısıldar gibi.
“Kızım sapıtma yine, hadi kalk” dedi annem de.

Gözlerimi gözlerinden ayırmadan uzandım ve dudaklarından öptüm. “Sude yapma” dedi fısıldayan bir sesle. Bir kez daha öptüm. Bir kez daha “Yapma” dedi. Ama altımdan kurtulmak için hiçbir şey yapmıyordu. Tekrar dudaklarına yapıştım ve bu kez ayrılmadım. Dudaklarını emiyor, kemiriyor, dilimi içine sokup ağzının her hücresini yalamaya çalışıyordum. Annemin karşılık vermesi çok uzun sürmedi.

Annemin üzerinde çırılçıplak bir şekilde uzanmış onunla deliler gibi öpüşüyordum. Annem de aynı şekilde bana karşılık veriyordu. Gerçekten annemin öpüşme konusunda çok iyi olmadığını farketmem uzun sürmemişti. Ama babamı sabahları oral seks yaparak uyandırdığını biliyordum. Bu da annemin aslında yatakta iyi olduğu izlenimini uyandırmıştı bende. Sadece öpüşme konusunda iyi değil gibi duruyordu.

Yatakta dönerek annemi üstüme çektim. Annem de itiraz etmeden üzerime çıktı ve öpüşmeye devam ettik. Annemin tişörtünü yukarı doğru çekiştirmeye başladım. Annem de kollarını kaldırarak bana izin verdi. Sertçe çıkartıp fırlattım. Bir süre öpüştükten sonra tekrar annemi yatırıp üzerine çıktım. Dudaklarından yavaşça aşağıya, göğüslerine indim. Bir elimle de vajinasını mıncıklıyordum. Göğüslerini ağzımın içine alıp emmeye başladığımda, annem kısık kısık inlemeye başladı.

Dilimle kendime bir rota çizerek aşağı inmeye devam ettim. Göbeğine kadar geldiğimde, elimi altındaki şortun kenarlarından takıp aşağı çekiştirmeye çalıştım. Annem iniltileri arasında bana engel olmaya çalışarak “Sude yeter kızım, tamam yeter hadi” dedi. Ama ben çıldırmış gibi bir iniltiyle “Yetmez anne, daha yeni başladık” diyerek sertçe aşağı çektim. Şortuyla birlikte külodu da çıkmıştı. Annem de şimdi benim gibi çırılçıplaktı. Utanıp kendini kapatmasına fırsat vermeden üzerine yattım. Şimdi çırılçıplak bedenlerimiz birbirine karışmış ve vajinalarımız birbirini bulmuştu. Sularımız birbirine karışırken yine dillerimiz birbiriyle dans ediyordu.

Bir süre vajinalarımızı iniltilerle birbirimize sürttük, sonra hızlıca aşağıya inip annemin vajinasına dilimi daldırdım. Annem iki göğsünü birden birbirine doğru sıkıştırarak “Ooooohhhhh” diye derin bir inilti kopardı. Dilimi sokabildiğim kadar içeri sokup annemi çıldırtıyordum. Annem çarşafları sıkıp çekiştiriyor, aldığı zevk yüzünden okunuyordu.

İki parmağımı annemin içine sokup çıkarmaya, dilimi de klitorisinin etrafında gezdirmeye başladığımda annem artık çılgınlar gibi inliyor, adeta böğürüyordu. Çok geçmeden vajina çeperleri parmaklarımı sıkıştırmaya, annem deliler gibi kasılmaya ve orgazm çığlıkları atmaya başladı. Annemi vajinasından akan sular parmaklarımdan bileklerime doğru akarken ben hala annemin klitorisini yalayarak onu delirtmeye devam ediyordum.

Annemin kasılmaları bittiğinde üzerine zıpladım ve tekrar dudaklarına yumuldum. Annem kendi sularından kaçmaya çalışsa da ona bu fırsatı vermedim ve sularını onunla paylaştım. Bir yandan göğüslerini sıkıp bırakıyor, dilimi ağzının içine sokuyor, çıldırmış gibi sevişiyordum annemle. Annemse orgazm olmuş ve benim kadar istekli değildi.

Annemin üzerinde ters dönerek vajinamı annemin yüzünün önüne getirdim. Annem yüzünü uzaklaştırdı. Ama parmaklarını içime sokup çıkarmaya başladı. Ben de kalçalarımı ileri geri yaparak annemin parmaklarını içime alıyordum. Bir elimle yataktan destek alıyordum. Diğer elim de boş durmayarak annemin vajinasını okşuyordu. Annem yeniden ıslanmaya başlamıştı bile.

Bir süre annem beni parmaklarıyla becerdi. Anneme “anne götümü de parmakla” dedim. Annem şaşkın şaşkın bakıyordu, ama aldığım zevkle bunu umursayacak durumda değildim. Annem vajinamdaki parmaklarını çıkartıp orta parmağını götüme sokmaya başladı. Ancak şimdi de vajinam boşta kalmıştı. “Vajinamı da, ikisini birden” dedim inleyerek. Annem diğer elinin parmaklarını da vajinama sokmaya başladığında deliler gibi çığlık atmaya başlamıştım.

“Dilini sok anne, vajinamı yala.” Diye inledim.
“Ay kızım nasıl yalayayım.” dedi.
“Ya babamınkini hiç mi yalamadın, yala işte” dedim iniltiyle.

Annemin elleri usulca vajinamdan çıktı, sonra daha yumuşak ve ıslak bir şey değdi klitorisime. Annem dilinin ucuyla vajinamda daireler çiziyor, ama çok da derinlere inmiyor, sanırım iğreniyordu. Kalçalarımı geriye doğru ittirerek dilinin daha içeri girmesini sağladım. Annemin dudakları da vajina dudaklarıma yapışmıştı. Ben de bacaklarını aralayarak onun vajinasını dilimi soktum.

Şimdi annemle adeta 69 pozisyonunda sevişiyorduk. Çok geçmeden bağıra çağıra, çığlık ata ata annemin ağzına sularımı bıraktım. Annem her ne kadar iğrense de, benim isteğimi geri çevirmemiş ve ben boşalana kadar beni yalamaya devam etmişti. Ben de bunu ödüllendirmek için annemi boşalana kadar yaladım. Annemin ikinci orgazmı da en az ilki kadar şiddetli olmuştu.

Dönüp dudaklarına yapıştım ve iki dudaklarımızda birbirimizin suyu olduğu halde iki sevgili gibi romantik bir şekilde sarılarak öpüştük. “Teşekkür ederim annecim” diyerek ona sarıldım ve o şekilde çırılçıplak uyuyakaldık.

Ertesi gün uyandığımda annem de uyanmış, ama yataktan çıkmamıştı. “Günaydın annecim” dedim ve dudaklarına bir öpücük kondurdum. Annem de öpücüğüme karşılık verip bana “Günaydın” dedi.

Yataktan kalktım ve vücudumu anneme sergileyerek banyoya doğru geçtim. Suyu açtım ve duşa girdim. Annem de peşimden çırılçıplak geldi ve tuvalete oturdu. Bana bakarak işedi ve bir peçete alarak vajinasını temizledi. Sonra kalkıp duş kabininin kapsını açıp içeri süzüldü. Annemle birlikte duş almaya başladık.

Annem benim sırtımı, ben onun sırtını sabunluyor, çıplak vücutlarımızla birbirimize temas ediyorduk. Bu durum benim sırılsıklam olmama sebep olmuştu. İyice temizlendikten sonra annemin dudaklarına bir öpücük kondurup havluya sarındım ve duştan çıktım. Peşimden annem de geldi.

Kahvaltı saatini nasıl olsa kaçırmıştık. O yüzden acele etmiyorduk. Odadaki televizyonun karşısında iki tane berjer vardı ve o berjerlere karşılıklı oturmuştuk.

“Sude, bir şey soracağım. Ama doğru söyle” dedi.
“Sor anne.”
“Defne’yle de yaptın mı hiç böyle şeyler.”
“Nerden anladın?”
“Ah be kızım, aynı odada elin herifleriyle sevişmişsiniz. Birbirinize dokunmadan duramadınız dimi?”
“Duramadık valla annem.”
“Siz var ya tam dayaklıksınız ya, neyse…”
“Anne bak, sakın Defne’ye bu konuda bir şey söyleme.”
“Olan olmuş zaten kızım, alan razı veren razı. Niye bir şey söyleyeyim ki.”
“Aynen, hiç gerek yok annem. Ayrıca herkes zevk aldıktan sonra gerisinin ne önemi var ki?”
“Zevkliydi diyorsun yani?”
“Zevkliydi tabi annem. Bak sana şöyle anlatayım. İki tane yunan heykeli gibi adam. Biri Defne’yi kanepeye emekleme pozisyonuna getirmiş, diğer beni. Arkamızdan girip çıkıyorlar. İkimiz de zevkten kudurmuşuz, yüzümüz birbirine doğru bakıyor. Yapıştım dudaklarına. Sen olsan durabilir miydin?”
“Duramazdım valla, haklısın. Peki sadece öpüştünüz mü yoksa başka şeyler de yaptınız mı?”
“Birbirimizi yaladık, senle yaptığımız gibi. Hatta biz birbirimizi yalarken çocuklar da içimize girip çıkıyordu. Yani ben Defne’nin vajinasıyla çocuğun penisini birlikte yalıyordum. Defne de aynı şekilde beni…”
“Hastalık falan kapmamışsınızdır inşallah”
“Anne kondom taktık herhalde. O kadar da değil.”
“İyi bari, onu akıl etmişsiniz.”

Sonra annem aniden irkilerek “Hiii! Kızım siz aynı evde de kaldınız. Allah bilir o evde neler neler…”
“Anne saçmalama, Selma da bizimle kalıyordu. Ayrıca Türkiye’de kimseyle birlikte olmadık. Buranın erkeklerine güven olmuyor. Başımıza iş almadık yani.”
“Hiç mi yalnız kalmadınız? Birbirinizle falan…”
“Yok annem, merak etme. Ablamla İtalya’da seviştik sadece. Seninle de burada. Bu kadar…”

Anneme her şeyi anlatmanın manası yoktu. Uzanıp dudaklarına yapıştım ve tekrar sevişmeye başladık. Annem her ne kadar isteksiz gibi dursa da karşı da koyamıyordu. Yarım saat içinde yine ikimiz de bağıra çağıra boşalmış, yatakta birbirimize sarılmış yatıyorduk.

Oteldeki o son günümüzde denize gitmedik. Yemek yiyip odaya döndük ve o gün annemle tam altı defa seviştik. Son sevişmemizde saat sabaha karşı 4’ü gösteriyordu. Olduğumuz yerde sızdık ve sonraki gün uyanır uyanmaz otelden çıkışımızı yaptık. Bir şeyler yiyip doğruca havaalanına gittik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir